İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ERTELENEMEZ!

Ülkemizde çalışma yaşamında iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının ana omurgasını oluşturan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, ilk ortaya çıktığı yıl olan 2012 yılından bu yana bir çok ertelemeye maruz kaldı. Özellikle kamu kuruluşlarında iş sağlığı güvenliği profesyoneli (iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve işyeri hemşiresi) çalıştırma zorunluluğu maalesef 8 yıldır uygulanmamaktadır. Buna da, ülkemizde bir türlü çözülemeyen ve her daim varolan krizler ile iş güvenliği profesyoneli temininde yaşanan güçlükler gerekçe gösterilmeye çalışılagelmektedir.

Son günlerde, 01 Temmuz 2020 tarihinden itibaren geçerli olan kamu iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği profesyoneli çalıştırma zorunluluğunun, iktidar milletvekillerinin verdiği kanun değişiklik teklifi ile bir kez daha ertelenmeye çalışıldığı bir sürece tanıklık etmekteyiz. Teklifte pandemi nedeniyle eğitim faaliyetlerinin aksadığı ve yeterli sayıda iş sağlığı ve güvenliği profesyoneli mevcut olmadığı gibi gerekçeler ifade ediliyor.

İş sağlığı ve güvenliği, çalışan sağlığını doğrudan ilgilendiren bir disiplin olduğu için bir tercih değil bir zorunluluk olması gerekirken ve 18 yıldır ülkeyi yöneten bir iktidar, bu süre zarfında birçok radikal uygulamayı hayata geçirmekten imtina etmezken; 8 yıl önce çıkarttığı bir kanunu nasıl uygulayamaz ve halen ertelemeye kalkışır! Bunun akıl ve mantıkla izah edilebilir bir yanı yoktur!

Bununla birlikte; sorun maalesef sadece kanunun uygulanmamasından da ibaret degildir. Öyle ki; kanunun uygulanma şeklinden kaynaklı sorunlara bakılınca, "acaba uygulanmasa daha mı iyi olur" dedirtecek çalışanlar aleyhine sonuçlarla da karşılaşagelmekteyiz. İş sağlığı ve güvenliği, her ne kadar işverenlere yoğun sorumluluk yükleyen bir mevzuat olsa da; denetim eksiklikleri, iş güvenliği profesyonellerinin bağımsız çalışmasının güvence altına alınmaması, tespit edilen eksikliklere yönelik uygulanan idari para cezalarının ertelenmesi/affedilmesi ve yaşanan kaza/olaylarda sorumluluğun çalışanlar ile ara yöneticilere yüklenmeye çalışılması gibi gerekçeler bu kanunu çalışanlar açısından bir güvenceye değil adeta bir işkenceye dönüştürmektedir.

Konu ile ilgili olarak muhataplarımıza ilettiğimiz bildirimlerde; 

- Askeri iş yerlerinde görevli devlet memurlarının da iş yeri ayrımı olmaksızın bu yasaya tabi olduğunu,

- İş güvenliği profesyoneli çalıştırma zorunluluğu bulunmayan durumlarda bile, işverenlerin eğitim, sağlık gözetimi, risk değerlendirmesi ve toplu ya da kişisel koruyucu ekipmanların temini konularında sorumluluklarının bulunduğunu, 

- 01 Temmuz 2020 tarihinden itibaren askeri işyerlerine görevli devlet memurlarının da dikkate alınarak onlar için de iş güvenliği profesyoneli çalıştırılması gerektiğini,

- Sendika olarak, özellikle eğitim/ bilgilendirme başlığı altında gerekli desteği vermeye ve kendileri ile iletişime geçmeye hazır olduğumuzu, defaten vurguladık.

Ancak, gerek erteleme  gündemi, gerek pandemi süreci, gerekse de idarecilerin mevzuatın kendilerine yüklediği sorumluluğu dikkate almamaları gibi nedenlerle, süreç çok ağır ilerlemekte, muhataplarımızdan sağlıklı geri dönüşler alamamaktayız.

Bu süreç içerisinde yaşanan tüm bu gelişmeler bize gösteriyor ki; iş sağlığı ve güvenliği konusunda kanun yapıcı iktidarda ve uygulayıcı işverenlerde ciddi iş sağlığı ve güvenliği kültürü eksikliği söz konusudur. Öyle ki; gerek kanun yapıcının konuyu samimi bir şekilde ele alıp çözmek yerine sürekli öteleme ve gözardı etmelerle süreci işletmesi, gerekse de işverenin bilgisizliği, statü kaygısı ve kar hırsının çalışanların sağlık ve güvenliklerinin önüne geçmesi gibi nedenlerle,   çalışanlar her gün ölümlü ve/veya ciddi yaralanmalı iş kazalarına, yıllara sari olarak etkisi ortaya çıkacak meslek hastalığı riskine açık şekilde çalıştırılmaktadırlar. İktidar ile işveren elele başbaşa vererek mevzuatı maalesef işlemez hale getirmişlerdir.

Bu bağlamda ASİM-SEN olarak; askeri iş yerlerinde ortaya çıkabilecek en küçük iş sağlığı ve güvenliği zaafiyetinde; 

- Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına ve bağlısı iş yeri yönetimlerine sorumluluklarını hatırlatmaya, 

- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına mevzuattan kaynaklı eksiklikler ile iş yerlerinde ortaya çıkan ihmaller konusunda bildirim yapmaya, 

- Yasal zorunluluk olduğu halde yerine getirilmeyen hususlarda yargı sürecini işletmeye, 

- Uluslararası sözleşmelere uygun işlem yapılmamasından dolayı zarar görme potansiyeli taşıyan tüm üyelerimizin hak ve menfaatleri açısından verdigimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdürmeye,

kararlı olduğumuzun bilinmesini isteriz. 


İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ, SAĞLIKLI VE GÜVENLİ ÇALIŞMAK DEMEKTİR, ERTELENEMEZ!


ASİM-SEN

MERKEZ YÜRÜTME KURULU


ASİM-SEN İŞ GÜVENLİĞİ YAZILARI

Sosyal Medyada Paylaş